Çözülmesi gereken sorunlar genelde birden fazladır. Kişiler genelde sorunlarının ne olduğunu bilir. Zor olan sorunun nasıl çözüleceğini bilmede ve uygulamadadır. Bilmelisiniz ki, sorunun bir parçası o konu hakkındaki dağılmış dikkatinizdir. Öncelikle dikkatinizi toplayarak işe başlamalısınız. Ardından problemi gerçekçi bir şekilde tanımlayarak, alternatif çözümler önermelisiniz. Her çözümün olumlu ve olumsuz yanlarını not etmelisiniz ve en sonunda, en az olumsuz ve ençok olumlu yanı olan seçenek üzerinde yoğunlaşmalısınız.
Sınava Hazırlık Psikolojisi çözme, çözüm, problem, sorun, tekniği
Okunan kitaptan yada bir yazıdan bir şey anlamama, çabuk sıkılma, düşünceleri toparlayamama, isimleri unutma gibi durumlar, konsantrasyon bozukluğunun bir işaretidir.
En çok gençleri etkileyen ve insan yaşamını olumsuz etkileyen yakınmalardan biri olan konsantrasyon bozukluğu, kişinin performansını olumsuz etkileyerek depresyona kadar sürükleyebiliyor.
Daha çok, beyin yorgunluğu, uyku düzensizliği, ısı ve ışık değişimleri, ekonomik sorunlar, aile içi iletişimsizlik, mutsuzluk, umutsuzluk, uyku bozukluğu ve gelecek kaygıları insanları konsantrasyon bozukluğuna itmektedir.
Konsantrasyon bozukluğunun giderilmesinde hipnoterapi etkin biçimde kullanılmakta ve oldukça başarılı sonuçlar alınabilmektedir.
Sınava Hazırlık Psikolojisi konsantrasyon bozukluğu, Sınava Hazırlık
DİKKAT DAĞINIKLIĞI;
Dikkat dağınıklığı; organize olamamak ve dikkati tek bir noktaya odaklayamamak ve dikkati sürdürme yeteneğinin azlığı olarak açıklanabilir.
Net olarak bilinmelidir ki, Çocuklardaki ‘dikkat dağınıklığı’ zihinsel bir özür değil, yalnızca bir çalışmayı veya etkinliği sürdürememe problemidir. Bu probleme % 10 oranında rastlanabilmektedir. Genellikle yedi yaşından itibaren kendini daha fazla gösterir, ancak 4-5 yaşları itibariyle belirtileri saptanabilir. Okullarımızın hemen her sınıfında bu problemi yaşayan öğrencilerle karşılaşabiliriz.
Dikkat Dağınıklığının Belirtileri
Dikkat dağınıklığının belirtileri genel çizgileriyle aşağıda sıralanmıştır. Ancak bu özelliklerin bulunduğu her çocukta dikkat dağınıklığı olduğu düşünülüp telaş edilmemelidir. Belirtilerin ne sıklıkta ve hangi alanlarda yaşandığına dikkat edilmelidir.
Sürekli bir oyundan diğerine geçerler.
Belirli bir şeyle uzun bir süre ilgilenemezler. Sakardırlar, sık sık hata yaparlar.
Başladıkları bir işi bitiremez, yarım bırakırlar.
Dersi dikkatle dinleyemezler, daha çok etrafı ile ilgilenirler.
Ev ödevlerini almayı unuturlar ya da eksik alırlar.
Eşyalarını tam olarak getirmezler, her gün bir eşyalarını kaybederler.
Dağınıklıkları vardır, defter vb. gereçlerinin düzenleri bozuktur.
Gelişim düzeyi içinde geç olgunlaşırlar.
Öğretmenlerle ilişkilerinde sorunlar yaşarlar. Karşılık veren, saygısız, ilgisiz bir öğrenci olarak gözükürler. Zekâlarına uygun hayat başarısı gösteremezler.
Algıladıklarını, organize etmede, okuduklarını anlamlandırmada güçlük çekerler.
“p, b, d” harflerini çoğu kez karıştırırlar.
İyi arkadaş ilişkileri kurmada zorlanırlar
Sınava Hazırlık Psikolojisi dikkat dağınıklığı, Sınava Hazırlık
Hızlı öğrenmek mümkün müdür?
Bir insanın kişisel kalitesinin en önemli göstergesi, bizzat o kişinin kendisine biçtiği değerdir. Kendinize ne değer biçiyorsanız onu elde edersiniz. Sınavdan alacağınız sonuç kendinize koyduğunuz değeri yansıtır. Ben ancak 60 lık bir öğrenciyim derseniz, yada kendinizi 100 alması gereken bir öğrenci değerinde görürseniz alacağınız puanlar da o düzeyde olacaktır.
Çalışmadan önce çalışmayı öğrenmek gerekir. Bugün öğrenilenler yarın hatırlanamıyor yada kullanılamıyorsa bu zahmet, bu yorgunluk niye? Zor olan çalışmak değil, verimli çalışmaya alışmaktır.
Dersleri ve konuları kolay yada zor şartlanmışlığına girmeden, içselleştirerek sık tekrarlar yapmak ve en önemlisi bunları yaparken gerçek bir keyif yaşadığını hissetmek hipnoz yoluyla oldukça kolaya indirgenebilir. Hipnoz yoluyla öğrenme hızını ve kapasitesini artırmak mümkündür.
Düşünme becerisi becerisi, hızlı öğrenme, nasıldır
Öncelikle öğrencinin ‘Başarısız olursam aileme ne derim? Tanıdıklarım benim hakkımda ne düşünür?’ gibi sorulardan arındırılması gerekir. Aileler çocuklarına sadece başarılı olduğunda değil, her zaman yanında olacağını hissettirmeli. Anne baba meslek seçiminde kendi isteğinden çok çocuğunun ilgi alanlarını düşünmeli.
Aile davranışları aile davranışı, nasıl olmalı, sınava hazırlık sürecinde
Olumlu Düşünme Becerisini Geliştirmek;
Bir olayda kaygıyı bizzat o insanın kendisi yaratır. Kaygıyı yükselten, sınavın kendisinin verici özelliği değil, olayı değerlendiriş biçimimizdir. Çoğunlukla stresi ve sınav kaygısını yaratan doğru ve akılcı olmayan düşünce biçimidir.
Zihinsel gevşeme ve zihin düzenleme tekniği kullanılarak olumsuz düşüncelerinizi değiştirmeniz mümkündür. Bu tekniğin öğrenilmesi, kişinin kendini kontrol edebilmesi için son derece faydalı olduğu kadar gereklidir de.
Kendi kendinize, başaramayacağım, sorular zor olacak, bilmediğim konular çıkacak gibi iç konuşmaları asla yapmayın. Sınav konusunda kendimizle olumlu bir diyalog kurmamız çok önemlidir. Bu var olan kaygınızı paniğe dönüştürecektir. Sınav öncesinde, sırasında ve sonrasında kendimizle ne tür cümleler ile konuştuğunuzu belirleyin. Olumsuz cümleler yerine kendinizi rahatlatacak olumlu cümleler bulmaya çalışın.
“ Bu sınavda bildiklerimi unutup, yine birbirine karıştıracağım.” İfadesi yerine
“ Sakin olmak, tüm gücümü sınavda iyi kullanmama yarayacak.” şeklinde
“ Eğer, üniversiteyi kazanamazsam, tanıdıklarım ne düşünür.” İfadesi yerine
“ Başkalarının düşüncelerinin üzerimde baskı yaratmasına izin vermemeliyim.” Şeklinde pozitif düşünce kalıpları geliştirmelisiniz.
Düşünme becerisi becerisi, düşünme, olumlu
Sınav Kaygısı Yaşayan ve Yaşamayanlar Arasındaki Farklar;
Sınav kaygısı yaşamayan kişiler yapılan sınavları başarılarının test edileceği bir fırsat olarak değerlendirirken, sınav kaygısı yaşayan kişiler yapılan ve yapılacak sınavları tehdit olarak algılarlar. Sınavla ilgili durumlarda kendileriyle olumsuz bir diyalog içine girerler. Gerçek dışı ve karamsar bir düşünce içine girerler.
Sınav kaygısı yaşamayan kişiler sınavı, daha fazla çaba göstermeye yönelik bir ipucu olarak algılarken, sınav kaygısı yüksek olan kişiler yaşadıkları endişe yüzünden, bunu olumsuz bir durum olarak görmektedirler.
Buradan da anlaşılacağı gibi, endişe faktörünün ( sınav durumuna ve sınav sonucuna ilişkin olumsuz düşünce, inanç ve beklentiler) sınav başarısına olan etkisi, uyarılma faktörünün ( fizyolojik uyarım sinyalleri) yarattığı etkiden daha fazla ketleyicidir.Yapılan araştırmalar, sınav kaygısı yüksek kişiler için en büyük sorunun, daha önce öğrenilenleri sınav sırasında hatırlayamamak olduğunu çıkarmaktadır.Ayrıca
Sınav kaygısı yüksek olan kişilerin, kaygısı düşük olanlara kıyasla ders çalışmaya daha çok zaman ayırdıkları halde başarının, sınav kaygısı düşük olanlarda olduğu görülmektedir.
Düşük performansın, bu kişilerin ders çalışma sürelerindeki yetersizliğe değil, olumsuz düşüncelerinin kendilerinde yarattığı, başa çıkılamaz derecedeki kaygıya ve korkuya bağlanabileceğini göstermektedir.
Sınav Kaygısı Sınav, Sınav Kaygısı
Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi çarpıyor.
Kusacak gibiyim. O kadar gerginim ki midem altüst olmuş durumda.
Sınavda tuvaletim gelecek. Bağırsaklarım çok berbat,
Çok perişan durumdayım.
Bu sınava gireceğim ama paniğe kapıldım, elim ayağım birbirine dolaşıyor.
Kendimi bir boşlukta hissediyorum, hiçbirşey bilmiyorum ve hatırlamıyorum.
Gözlerim kararıyor, midem bulanıyor, soğuk soğuk terliyorum.
Her tarafımı ateş bastı. Nefesim tıkanıyor.
Sınav Kaygısı cümleleri, öğrenci, Sınav Kaygısı, yaşayan
Sınav Kaygısı Yaşayanların Endişe Cümleleri nelerdir?
- Bu sınavda kesin batarım, başarılı olamam.
- Şu ….. dersi olmasa, bu ders beni çok zorluyor.
- Eyvah, üç gün sonra sınav var.
- Konuyu bildiğim halde basit işlem hataları yapabiliyorum.
- O gün her şeyi unutacakmışım gibi geliyor.
- Sınav sırasında birden bire bildiğim herşeyi, unutabilirim.
- Evdekilerin yüzüne nasıl bakarım?
- Arkadaşlarıma alay konusu olacağım.
- Ne kadar çalışırsam çalışayım, yeterli değilim.
Sınav Kaygısı cümleleri, kaygısı, Sınav