Hayır.! Her duygu gibi kaygı da kişinin yaşamdan doyum alabilmesi için gereklidir. Amaç, kaygıyı ve stresi tümüyle ortadan kaldırmak değil, kaygıya yenik düşmemek ve yaşanan kaygıyı belli bir düzeyde tutarak onu kendi yararımız için kullanmaktır. Normal düzeydeki bir stres kişiye, istek duyma, karar alma, alınan kararlar doğrultusunda enerji üretme ve bu enerjiyi kullanarak performansını yükseltme açısından yardımcı olur.
Ancak yaşanan kaygı çok yoğun ise, kişinin enerjisini verimli bir biçimde kullanması, dikkatini ve gücünü yapacağı işe yönlendirmesi engellenir. Böylece bloke olan kiişi potansiyelini tümüyle kullanamaz ve istenen performansa erişemez.
Sınava Hazırlık, Sınava Hazırlık Psikolojisi kaygı, Sınava Hazırlık, stres
Çözülmesi gereken sorunlar genelde birden fazladır. Kişiler genelde sorunlarının ne olduğunu bilir. Zor olan sorunun nasıl çözüleceğini bilmede ve uygulamadadır. Bilmelisiniz ki, sorunun bir parçası o konu hakkındaki dağılmış dikkatinizdir. Öncelikle dikkatinizi toplayarak işe başlamalısınız. Ardından problemi gerçekçi bir şekilde tanımlayarak, alternatif çözümler önermelisiniz. Her çözümün olumlu ve olumsuz yanlarını not etmelisiniz ve en sonunda, en az olumsuz ve ençok olumlu yanı olan seçenek üzerinde yoğunlaşmalısınız.
Sınava Hazırlık Psikolojisi çözme, çözüm, problem, sorun, tekniği
Okunan kitaptan yada bir yazıdan bir şey anlamama, çabuk sıkılma, düşünceleri toparlayamama, isimleri unutma gibi durumlar, konsantrasyon bozukluğunun bir işaretidir.
En çok gençleri etkileyen ve insan yaşamını olumsuz etkileyen yakınmalardan biri olan konsantrasyon bozukluğu, kişinin performansını olumsuz etkileyerek depresyona kadar sürükleyebiliyor.
Daha çok, beyin yorgunluğu, uyku düzensizliği, ısı ve ışık değişimleri, ekonomik sorunlar, aile içi iletişimsizlik, mutsuzluk, umutsuzluk, uyku bozukluğu ve gelecek kaygıları insanları konsantrasyon bozukluğuna itmektedir.
Konsantrasyon bozukluğunun giderilmesinde hipnoterapi etkin biçimde kullanılmakta ve oldukça başarılı sonuçlar alınabilmektedir.
Sınava Hazırlık Psikolojisi konsantrasyon bozukluğu, Sınava Hazırlık
DİKKAT DAĞINIKLIĞI;
Dikkat dağınıklığı; organize olamamak ve dikkati tek bir noktaya odaklayamamak ve dikkati sürdürme yeteneğinin azlığı olarak açıklanabilir.
Net olarak bilinmelidir ki, Çocuklardaki ‘dikkat dağınıklığı’ zihinsel bir özür değil, yalnızca bir çalışmayı veya etkinliği sürdürememe problemidir. Bu probleme % 10 oranında rastlanabilmektedir. Genellikle yedi yaşından itibaren kendini daha fazla gösterir, ancak 4-5 yaşları itibariyle belirtileri saptanabilir. Okullarımızın hemen her sınıfında bu problemi yaşayan öğrencilerle karşılaşabiliriz.
Dikkat Dağınıklığının Belirtileri
Dikkat dağınıklığının belirtileri genel çizgileriyle aşağıda sıralanmıştır. Ancak bu özelliklerin bulunduğu her çocukta dikkat dağınıklığı olduğu düşünülüp telaş edilmemelidir. Belirtilerin ne sıklıkta ve hangi alanlarda yaşandığına dikkat edilmelidir.
Sürekli bir oyundan diğerine geçerler.
Belirli bir şeyle uzun bir süre ilgilenemezler. Sakardırlar, sık sık hata yaparlar.
Başladıkları bir işi bitiremez, yarım bırakırlar.
Dersi dikkatle dinleyemezler, daha çok etrafı ile ilgilenirler.
Ev ödevlerini almayı unuturlar ya da eksik alırlar.
Eşyalarını tam olarak getirmezler, her gün bir eşyalarını kaybederler.
Dağınıklıkları vardır, defter vb. gereçlerinin düzenleri bozuktur.
Gelişim düzeyi içinde geç olgunlaşırlar.
Öğretmenlerle ilişkilerinde sorunlar yaşarlar. Karşılık veren, saygısız, ilgisiz bir öğrenci olarak gözükürler. Zekâlarına uygun hayat başarısı gösteremezler.
Algıladıklarını, organize etmede, okuduklarını anlamlandırmada güçlük çekerler.
“p, b, d” harflerini çoğu kez karıştırırlar.
İyi arkadaş ilişkileri kurmada zorlanırlar
Sınava Hazırlık Psikolojisi dikkat dağınıklığı, Sınava Hazırlık